Les articles sont publiés en turc.

05.11.2026 • Perşembe Fethiye 21° BIST 11.441,30
Or 6.657,87 TRY Dollar 50,0474 TRY Euro 56,3200 TRY
DERNIÈRE MINUTE
Yeni Parti'de çatlak: Özel'in adaylık açıklamasına kurmayları bayrak açtı... Kurultay resti gecikmedi Hatay'da sel sularına kapılan 3'üncü sınıf öğrencisinden acı haber 2027 bütçesinde emeklilerin alım gücüne destek için kaynak ayrılıyor! Mehmet Şimşek açıkladı Bakan Şimşek fon tasfiyesindeki son rakamları açıkladı: 420 bin 31 kişiye 130,2 milyar TL ödeme yapıldı ⚠️🌧️⛈️ EDİRNE'DE ŞİDDETLİ SAĞANAK ve MARMARA'DA FIRTINA UYARISI! UYARI NO:129 🌊 Meteoroloji'den KIRMIZI ALARM! 🚨 MHP Muğla İl Başkanlığı Yarın Sahada — Milas'tan Fethiye'ye Teşkilat Buluşması Muğla Ticaret Odaları Yeni Dönem - Tebrikler! 6 Başkan Göreve Başladı Yeni Dönem Hayırlı Olsun! Erdem AĞAN, Reşit ÖZER, Bülent KARAKUŞ, Kemal HIRA, S. Ece Baysal Güngör, Hurşit ÖZTÜRK ÖLÜDENİZ'DE OKUL YAKININA BAZ İSTASYONU İTİRAZI BÜYÜYOR - Aileler Çocuklar yaşlılar Uzak Tutulsun! Yeni Parti'de çatlak: Özel'in adaylık açıklamasına kurmayları bayrak açtı... Kurultay resti gecikmedi Hatay'da sel sularına kapılan 3'üncü sınıf öğrencisinden acı haber 2027 bütçesinde emeklilerin alım gücüne destek için kaynak ayrılıyor! Mehmet Şimşek açıkladı Bakan Şimşek fon tasfiyesindeki son rakamları açıkladı: 420 bin 31 kişiye 130,2 milyar TL ödeme yapıldı ⚠️🌧️⛈️ EDİRNE'DE ŞİDDETLİ SAĞANAK ve MARMARA'DA FIRTINA UYARISI! UYARI NO:129 🌊 Meteoroloji'den KIRMIZI ALARM! 🚨 MHP Muğla İl Başkanlığı Yarın Sahada — Milas'tan Fethiye'ye Teşkilat Buluşması Muğla Ticaret Odaları Yeni Dönem - Tebrikler! 6 Başkan Göreve Başladı Yeni Dönem Hayırlı Olsun! Erdem AĞAN, Reşit ÖZER, Bülent KARAKUŞ, Kemal HIRA, S. Ece Baysal Güngör, Hurşit ÖZTÜRK ÖLÜDENİZ'DE OKUL YAKININA BAZ İSTASYONU İTİRAZI BÜYÜYOR - Aileler Çocuklar yaşlılar Uzak Tutulsun!
Marchés Mis à jour :
Tous les marchés
Fethiye (région par défaut)
Dernière minute

DEM Parti, Demirtaş ve Yüksekdağ'ın 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde eylem yaptı

DEM Parti, Demirtaş ve Yüksekdağ'ın 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde eylem yaptı
Booking Turkey724 TransferSponsorSponsor 4Sponsor 5Sponsor 6Sponsor 7Sponsor 8Sponsor 9Sponsor 10Sponsor 11Sponsor 12

DEM Parti, Demirtaş ve Yüksekdağ'ın 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde eylem yaptı DEM Parti, Demirtaş ve Yüksekdağ'ın tutukluluklarının 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Grup Başkanvekili Sezai Temell

Fethiye'de ✍️🖋 DYN د ي ن Life & Live E L L H ال ل ه Asist System. — Fethiye’de ✍️🖋 DYN د ي ن Life & Live E L L H ال ل ه Asist System | haberodasi.com ✍️🖋 Helal El Diyar Medya · Son Dakika · Son Dakika arşivi.

DEM Parti, Demirtaş ve Yüksekdağ'ın 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde eylem yaptı

DEM Parti, Demirtaş ve Yüksekdağ'ın 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde eylem yaptı

DEM Parti, Demirtaş ve Yüksekdağ'ın tutukluluklarının 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı. Grup Başkanvekili Sezai Temelli, 'İmralı'nın kapılarını açın' diyerek demokrasi ve barış için İmralı çağrısı yaptı.

(ANKARA) - DEM Partililer, eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın tutukluluklarının 10. yılı dolayısıyla Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, "Nasıl ki adaletsizliğe dair her yol Adalet Bakanlığı'nın önünden  geçiyorsa, demokrasiye ve barışa dair her yol da İmralı'dan geçiyor. O yüzden buradan bir kez daha sesleniyoruz: İmralı'nın kapılarını açın" dedi.

DEM Parti Meclis Grubu, 4 Kasım 2016'da aralarında eski HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ'ın da bulunduğu milletvekillerinin tutuklanmasının 10. yılında "Siyasi tutsaklara özgürlük" pankartı ile Adalet Bakanlığı önünde açıklama yaptı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, şunları kaydeti:

"4 Kasım darbesine giden yol dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla başlamıştı; bu, siyaseti vesayet altına almak isteyen bir anlayışın sonucuydu. Nitekim 4 Kasım 2016'da bu gözaltı süreciyle birlikte aslında Türkiye'de adalet ve yargı sisteminin çöküşünü hep birlikte yaşadık, izledik. O günden bugüne süre gelen bu anlayışın sonucunda bugün ülkenin her yerini adaletsizlik kaplamış durumda. İşte o yüzden buradayız ve buradan sesleniyoruz: Artık buna son vermenin zamanı gelmiştir. Adalet Bakanlığı'nın önümüzdeki döneme baktığında öncelikli işlevi bu adaletsizlikleri sona erdirmek olmalıdır. Mahkemelerin, yargının bağımsızlığına ve tarafsızlığına yaklaşan bir yerden değil; tam tersine hukuksuzluk üreten bir yerden ortaya koymuş oldukları sonuçlar ülkeyi adeta bir çöküşe sürüklemiştir.

"MAHKEMELER HUKUK TANIMIYOR"

Bugün Kobani kumpas davası belki de bu anlamıyla en önde gelen, bu kötülüğü en iyi açıklayan davadır. Bakın iddianamesine; iddianamenin içinde hiçbir delil yoktur, elle tutulur hiçbir tarafı yoktur. Ama bizim eş başkanlarımız ve arkadaşlarımız on yıldır cezaevinde tutsak edilmeye devam ediyor. Mahkemeler hukuk, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını tanımıyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil ve bu tanımazlığın sonucunda adaletsizlik dalga dalga yayılıyor. Anayasa'yı tanımayan bir mahkeme olabilir mi? Ben buradan Adalet Bakanlığına sesleniyorum: Siz aynı zamanda Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanısınız. Yargının etik kurallarının nasıl olması gerektiğine karar veren bir yerdesiniz. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi'nin kararlarını tanımayan bir mahkemeye karşı böyle sessiz kalabilir misiniz? Bu ne anlama gelir? Bu artık hukuk devletinin yok sayıldığı anlamına gelir. Nitekim de öyle oluyor. Bugün hala AİHM'nin kararlarına rağmen Selahattin Demirtaş cezaevinde tutsaksa, Figen Yüksekdağ cezaevinde tutsaksa; arkadaşlarımız sadece Kobani kumpas davasında değil, Ayşe Gökkan ve Leyla Güven gibi tüm siyasetçiler bu çarkın içinde yok edilmeye çalışılıyorsa bunu kabul etmemiz mümkün değil. İşte bu nedenle buradayız. Siyasi tutsaklığın olduğu bir ülkede yaşamak istemiyoruz, böyle bir adaletsizliğe katlanmak istemiyoruz. Eğer bir ülkede siyasi tutsaklar varsa orada siyasetin özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Bu anlayışa son verilmesi çağrısını bir kez daha Adalet Bakanlığı önünden yapıyoruz. Çünkü bu anlayışa son verilmediği sürece Türkiye'de siyasetin önünün açılması, yaşadığımız sorunların —özellikle de içinde bulunduğumuz sorunların— son bulması mümkün değildir.

BARIŞ ANNELERİ'NİN TALEPLERİNİ YİNELEDİ

Türkiye tam 27 yıldır aslında bir İmralı tecrit düzeninin altında buralara geldi. 2016'daki siyasi darbenin de dayandığı referans buydu. İstisnai hukuk anlayışıyla buralara kadar geldik ama şimdi bir sürecin içinden geçiyoruz. Dolayısıyla dünün ve geçmişin muhasebesini yapıp tüm bu sorunlardan kurtulmak için karşımızda çok önemli bir fırsat var. Bu fırsatı bir kez daha hatırlatmak, bu darbe mekaniğinden kurtulmak, siyasi tutsaklıkların son bulması ve kayyum anlayışından kurtulmak için Barış Anneleri bu hafta Ankara'daydı. Geldiler, Kurtuluş Parkı'nda nöbet tuttular; bütün siyasi partilerle görüşmeler gerçekleştirdiler, açıklamalar yaptılar. Meclis Başkanı, Adalet Bakanı ile görüştüler. Çok önemli şeyler dile getirdiler. Artık bu barışın bir an önce hayata geçmesi, tıkalı olan bütün yolların açılması için Ankara'dan büyük bir çağrıda bulundular: Biz artık 4 Kasım 2016'da başlayan bu darbe sürecine, bu darbe mekaniğine son vermek istiyoruz. Barış sürecinin önünün açılmasını istiyoruz. Adalet Bakanlığına geldiklerinde çok önemli bir mesaj verdiler; dediler ki: 'Biz İmralı'ya gitmek istiyoruz, Sayın Öcalan'la görüşmek istiyoruz.'

"İMRALI'NIN KAPILARINI AÇIN"

Biz de istiyoruz, içeride binlerce dilekçemiz var. İmralı'nın kapılarının artık tamamıyla açılmasını istiyoruz. Çünkü bu sürecin asıl aktörü, başmüzakerecisi ve baş muhatabı Sayın Öcalan'dır. Dolayısıyla ortada bir müzakere varsa bu müzakerenin bir an önce demokratikleştirilmesi gerekir. Sayın Öcalan'ın yaşam ve çalışma koşullarının özgürleştirilmesi gerekiyor. Ancak demokratik bir müzakere zemininde sürecin sağlıklı ilerleyebileceğine inanıyoruz. Eğer bu süreç sağlıklı ilerleyebilirse biraz önce bahsettiğimiz bütün sorunların ortadan kalkabileceğine inanıyoruz. Ama maalesef hala dilekçelerimiz içeride tutulmaya devam ediliyor. Biz buradan Adalet Bakanlığı'na bir kez daha sesleniyoruz: Bu dilekçeleri işleme koyun; anneler İmralı'ya gitsin, siyasetçiler İmralı'ya gitsin, akademisyenler, gazeteciler ve toplumda bu meseleyle ilgilenen herkes bu müzakerenin bir parçası olsun. Bir parçası olsun ki Türkiye özlemini duyduğu barışa kavuşsun. Bir parçası olsun ki bu barışın üzerinde Türkiye demokratikleşsin. Türkiye demokratikleşebildiği ölçüde bir hukuk devletini var etmek, yargının bağımsız ve tarafsız olmasını sağlamak mümkün olacaktır. Nasıl ki adaletsizliğe dair her yol Adalet Bakanlığı'nın önünden geçiyorsa, demokrasiye ve barışa dair her yol da İmralı'dan geçiyor. O yüzden buradan bir kez daha sesleniyoruz: İmralı'nın kapılarını açın."

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit de şöyle konuştu:

"Bugün Türkiye'nin en büyük vurgununu yapanlar, bu ülkenin öz kaynaklarını, bu ülkenin üç beş kuruş birikim yapan, enflasyon karşısında parasının ezilmesini ve yok olmasını istemeyen insanların parasını yatırdığı fonları alıp götürenlere hiçbir şey yapılmazken, doğru dürüst ifadeleri bile alınmazken, onlar korunup kollanırken, onlara bir şey olmasın diye yargıdan ve siyasetten kaçırılmaya çalışılırken; bugün sadece düşüncelerini söylediği için, siyaset yaptığı için, daha özgür, daha eşit, daha demokratik bir ülkede yaşamak için mücadele eden arkadaşlarımız hala demir parmaklıkların arkasında tutulmaya devam ediyor. Bu hak mı, reva mı? Bu hukuk mu, adalet mi soruyoruz! Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Ayşe Gökkan cezaevinde olacak; halkın, milletin seçilmiş milletvekili Can Atalay cezaevinde olacak ama fonda milyonları götüren AKP'nin eski bakanları, genel başkan yardımcıları, üst düzey bürokratları elini kolunu sallaya sallaya sokaklarda gezecek... Böyle bir sistem olabilir mi? Böyle bir sistemin içerisinde halkın bu sürece güveni tesis edilebilir mi?

"SUÇLU YARATAN BİR SİSTEM YARATTINIZ"

Günde 100 tane, bin tane telefon alıyoruz cezaevleriyle ilgili, cezaevleri sorunlarıyla ilgili... Sağlığa erişimden tutun da bütün başlıklara kadar herkes yazıyor, herkes talepte bulunuyor. Neredeyse yarım milyona varmış bu ülkedeki tutuklu ve hükümlü sayısı. Korkunç bir şey değil mi? Bir ülkede yarım milyon suçlu nasıl olur? Kimse dönüp bunu sormuyor. Suçlu yaratan bir sistem yarattınız. Tam bir faşizan anlayışla, konuşanı, yazanı, çizeni, söz söyleyeni cezaevine koyuyorsunuz ama bir taraftan da bu ülkeyi belki 50 yıl, 40 yıl, 60 yıl beli doğrulmayacak şekilde bu ülkenin ekonomisine, toplumsal yapısına, adaletine, hukuk düzenine darbe üzerine darbe yapıyorsunuz. Biz bunu kabul etmiyoruz."

#fethiyede #haberodasi #HelalElDiyarMedya #kimkimdir #koseyazari #sondakikasondakika

parti, demirtaş, yüksekdağ'ın, yılında, adalet, bakanlığı, önünde, eylem, yaptı, tutukluluklarının, açıklama, grup, haberodasi.com, Fethiyede, Son Dakika · Son Dakika

Fethiye'de ✍️🖋 DYN د ي ن Life & Live E L L H ال ل ه Asist System.

Manifeste de l'éditeur

DYN Life & Live ELLH Asist System
Powered by Helal El Diyar Medya
Yayın kimliği Helal El Diyar Medya himayesindedir. Haber metinleri kaynak belirtilerek yayımlanır.
RBر ب 'bimiz ELLH ا ل ل ه'ın NAM'ına BAKIN ve GِöR'ün !!
NAM ED'ERİMKİ , BUNLARI YARATAN
RBر ب 'BİMİZ ELLH ا ل ل ه’ GANİYDİR, HAMİD’DİR
VARLIĞA BAKIN, VAR EDENİN SANATINI DÜŞÜNÜـN
EL MSVR ا ل م ص و ر
Powered by Helal El Diyar Medya

Yorum Yap

Les commentaires sont publiés après modération. Inscrivez-vous veya connectez-vous pour commenter plus vite.

Commentaires approuvés

Aucun commentaire pour l'instant.

Bağlantılı · Sıradaki adım

Haber · Son Dakika

Haber: DEM Parti, Demirtaş ve Yüksekdağ'ın 10. yılında Adalet Bakanlığı önünde eylem yaptı — Fethiye’de ✍️🖋 DYN د ي ن Life & Live E L L H ال ل ه Asist System

Publicité
Publicité